28 10 2013

Veli olmak Eren olmak zordur.

HARAM İNEK,Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektâş-i Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. (O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu.)Durumu Hacı Bektâş-i Veli ‘ye anlatır ve Hacı Bektâş-i Veli helal değildir diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve ayni durumu Mevlâna’ya anlatır, Mevlâna ise bu hediyeyi kabul eder.Adam aynı şeyi Hacı Bektâş-i Veli ‘ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlâna’ya bunun sebebini sorar.Mevlâna şöyle der:- Biz... ...Kaynak : annemmutfaktatv.blogcu.com Devamı

28 10 2013

Angut bir eşiniz olsa...

Herkesin (haksız bir şekilde) kullandığı bir ifadedir "Angut". Birisi bir salaklık yapınca, bi laftan anlamayınca, böle boşboş bakınca hemen "Angut'musun" der günümüzün insanı.. Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton insan var ülkemizde.. Özelligi nedir bilir misiniz ? Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan ölene kadar onun baş ucunda bekler.. İşte bu canlının yaptığı en büyük "Angut"luk budur.. Dişi olsun erkek olsun bütün Angut kuşlarının iç güdüsel özelliğidir bu. Çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen, eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut... ...Kaynak : maneviiklim.blogcu.com Devamı

19 09 2013

Masalcı Teyze'yi çok özledik...

Masalcı Teyzeyi çok özledik... |  görsel 1

Ağlatırken güldürmesi, güldürürken ağlatması, hızlı hızlı koşar gibi yürüyüşü ve o ünlü kahkahası… Hababam Sınıfı’nın elinde okul zili koridorlarda koşturan Hafize Ana’sı, Gülen Gözler’de Münir Özkul’un tonton eşi Nezaket Hanım’ı, Neşeli Günler’in turşucu annesi, inatçı Saadet Hanım’ı, ‘Uykudan Önce’ isimli televizyon programının Adile Teyze’si Adile Naşit… Adile Naşit, 25 yıl önce bugün, yani 11 Aralık 1987'de, doğduğu şehir olan İstanbul'da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu yaşamını yitirdi. 13 Aralık 1987'de Şişli Camisi' nde düzenlenen törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı'na, ilk eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner'in (1951- 1966) yanına defnedildi. Adile Naşit canlandırdığı anne karakterleri yakaladığı başarı ve kazandığı... ...Kaynak : asumank73.blogcu.com Devamı

13 09 2013

.....

Sen bana, sevmeyi unutturmanın dışında... Baharın da yalan söyleyebileceğini, hatta o baharda yalancı bir güneşle uyanmayı öğrettin. Daha doğmamış yarınların adını umut koymayı, günün doğmasına yakın o umutları unutmayı öğrettin. Sen bana, ölüme iki kez inanmayı, ama bir kez bile o ölmek denen eylemi gerçekleştirememeyi öğrettin. Sen bana, hayatın kıyısında gezinmeyi, hatta düşme korkusundan çok, birinin tutmayacağını bilme korkusuyla yaşamayı öğrettin. Sen bana, her şeyi öğrettin de sevgilim, bir türlü senin yaptığın gibi nasıl unutulur onu öğretemedin. Ya da bilmiyorum, belki de ben unutacak kadar az sevmeyi beceremedim... ... / Serkan Özel ...Kaynak : gkslysn.blogcu.com ...Kaynak : kelimelerokyanusu.blogcu.com Devamı

13 09 2013

Listen !!! and relax instrumental 42 -Esin Engin -Calikusu

...Kaynak : kelimelerokyanusu.blogcu.com Devamı

29 08 2013

Bursa Cantık Tarifi

Bursa'nın Nefis Cantık Tarifi Nasıl Yapılır? MALZEMELER 1 bardak su 2kaşık sıvıyağ tuz 1 kaşık maya Aldığı kadar un içi için 250 gr kıyma 1 adet soğan 1-2 adet domates karabiber ,kırmızı biber,tuz YAPILIŞI: Ilık su,tuz,sıvıyağ ve mayayı karıştırın.Yavaş yavaş un ekleyerek yumuşak bir hamur yapın.Hamuru bir süre mayalandırın.Sonra hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak yemek tabağı büyüklüğünde açın. Diğer tarafta kıymaya ince doğranmış sogan ve domatesi ekleyin,tuz,karabiber,pulbiberi istediğiniz miktarda ilave edin.Domates bu içi sulandıracaktır ama yeterince sulu olmadığını düşünüyorsanız birkaç kaşık su ilave edebilirsiniz. Açtığnız hamurun ortasına bu içten yeteri kadar bastırarak yerleştirin.Kenarlarının kabarması için biraz bekletin.Önceden ısıtılmış fırında kenarları kızarana kadar pişirin.-Riske atmamak için kenarlara yumurta sarısı sürebilirsiniz,ben sürmedim- Çıkınca kenar kısımlarına... ...Kaynak : best77.blogcu.com Devamı

17 08 2013

yepyeni bir şiir....uzaklar...

Uzaklar… Bildiği yerlerden gitmeli insan arada, Kimsenin olmadığı uzaklarına, Mesela bir dere kenarında olmalı başı önde. Yoldan geçmişleri saymalı, Görebildiği balıklara merhaba diyebilmeli Terk etmeli içinden… içinden… Sevdiklerini değil, Kederlerini, dertlerini. Ya da masmavi bir denizin Ufuklarında bulmalı kendini, Hesaplaşmalı... Bulutları hiçe saymadan, Kaybolan güneşe inat. Hayallerini yaşatmalı inceden… inceden… Yere sermeli bedenini, Açmalı kollarını iki yana. Kımıldamaksızın. Gelinciklerin arasından, Yıldızlara sormalı bir bahar akşamında... Gözyaşlarını akıtabilmeli derinden… derinden… Şehirden kaçabilmeli, Nereye gittiğini bilmeyen insan kalabalığından. Yarıştan mola vermeli, Dönmeli kendine. Nefes aldığını hissetmeli, İnsan olduğunu unutmamak için… ... ...Kaynak : eminsen.blogcu.com Devamı

17 08 2013

şiir serisi.... Çakıl Taşı

Çakıl Taşı Can tazeler bedenimden duvarlarım.. Örter üstümü boşluğun diken büyütmüş yorganı, Titretir; Ruhumun kanı üşür. Bazen aralık verir, Güz ışığından bir nefes çekerim. Karışırım, deniz suyu tazeliğindeki hayata… Güneşe el açmış yüreğimle ben, Salınırım patikalarından, Sokak aralarından, kaldırımlarından… Bedenim ve ruhumun adımları karışır, Düşünürken sessiz... sessiz… Çakıl taşları yüzdürürüm, Bir martıya bakarken deniz kıyısından. Bir dost selamı yakın geçerse eğer; Sevinir gözbebeklerim… Bir an her şey durağan olur, Zaman yine de kapkaç yapar düşlerimden. Bazen ufuk çarpar gözüme, Bazen bir dalgadaki dalgınlık... Güzel bir yunus göremezsem eğer; Yırtılır boğaz düğüm düğüm. Kokusu ağır gelir kalabalığın… ... ...Kaynak : eminsen.blogcu.com Devamı

04 08 2013

Nehir gibidir insan

...Kaynak : fasulyedenblog.blogcu.com Devamı

04 08 2013

Ece Temelkuran - Kuş Kadınlar

Ece Temelkuran - Kuş Kadınlar |  görsel 1

Bazı kadınlar yakalanamaz, durdurulamaz ve kimseye ait olamazlar. Onlar zaten kendilerine bile ait değildir de, o karmaşık bir mesele. O kadınlara yalnızca yakın durulabilir, yakalayıp durdurursan, kendine ait kılarsan. Ölüverirler. Çünkü onlar kuş gibidirler. Böyle uçucu kadınlar, tepeden aşağıya inen bir bisiklet gibi, fren yaptıklarında düşeceklerini pekiyi bilirler. O yüzden belki de hayat boyu kendilerini en sevdiklerinden bile korumak mecburiyetindedirler. Kendilerini durdurup, öldürüverecek şeylere karşı dikkatli olmaları gerektiğini -her nasılsa bilirler. Onlar, insanı ancak frensiz bir seyahate davet edebilirler. Zira fren yaparlarsa artık onlar, o kadınlar değiller. Bozulmuş bir oyuncak gibi kıymetsizler. Kanatlarının altına rüzgârı aldığında uçabilen kuşlar gibi, rüzgârsız kaldığında... ...Kaynak : kelimelerokyanusu.blogcu.com Devamı